Prof. Dr. Servet Hacıvelioğlu

  • Ana Sayfa
  • Hakkımda
  • Galeri
  • Makaleler
    • Tüp Bebek
    • Kısırlık (İnfertilite)
    • Gebelik
    • Jinekoloji
    • Myomlar
  • İletişim:
  • Home
  • Gebelik
  • Gebelik Muayeneleri 1: Gebeliğin Başlangıcında Yapılan Rutin Tetkikler
12 Eylül 2026

Gebelik Muayeneleri 1: Gebeliğin Başlangıcında Yapılan Rutin Tetkikler

Gebelik Muayeneleri 1: Gebeliğin Başlangıcında Yapılan Rutin Tetkikler

by Prof. Dr. Servet HACIVELİOĞLU / Pazar, 19 Temmuz 2026 / Published in Gebelik
Broşür indir
Kitapçık indir

Gebelik testinde görülen iki çizgi, anne ve baba adayları için çoğu zaman hayatın en unutulmaz anlarından biridir. Test sonucunun pozitif olmasıyla birlikte heyecan, mutluluk, şaşkınlık ve merak aynı anda yaşanabilir. Çünkü artık aile için yeni bir yaşam yolculuğu başlamıştır.

Gebelik testi pozitif olduktan sonra, gebeliğin doğrulanması ve ilk değerlendirmelerin yapılabilmesi için gecikmeden doktora başvurulması önerilir. İlk muayenede anne adayının genel sağlık durumu değerlendirilir; gebeliğin yeri, haftası ve seyri hakkında ilk bilgiler elde edilir.

İlk muayeneden sonra yapılan kan ve idrar tetkikleri, anne adayının mevcut sağlık durumunun değerlendirilmesine ve gebelikte karşılaşılabilecek bazı risklerin erken dönemde belirlenmesine yardımcı olur. Böylece gerekli tedavi ve takip zamanında planlanabilir.

Gebeliğin başlangıcında istenecek testlerin kapsamı; anne adayının yaşı, tıbbi öyküsü, kronik hastalıkları, önceki gebelikleri ve mevcut gebeliğin risk durumuna göre değişebilir. Doktorunuz gerekli gördüğünde temel testlere ek olarak başka incelemeler de isteyebilir.

İlk muayenede yapılan testlerin normal sonuçlanması, gebelik boyunca yeni bir sağlık sorunu gelişmeyeceği anlamına gelmez. Bu nedenle gebelik süresince düzenli muayenelerin önerilen aralıklarla sürdürülmesi önemlidir.

İlk gebelik muayenesi, aynı zamanda rahim ağzı kanseri taramasının yapılması için uygun bir zamandır. Gebelik, bu taramanın ertelenmesini gerektirmez.

Gebeliğin başlangıcında, anne adayının genel sağlık durumunu değerlendirmek ve gebeliğin sağlıklı bir şekilde izlenebilmesi için bazı rutin kan ve idrar tetkikleri yapılması önerilir.


Temel olarak önerilen başlıca kan ve idrar tetkikleri şunlardır:

  • Tam kan sayımı (hemogram) ve ferritin düzeyi
  • Açlık kan şekeri
  • Kan biyokimyası: ALT, AST, üre ve kreatinin
  • Tiroid stimüle edici hormon (TSH) (gerektiğinde serbest T4 ve serbest T3)
  • Kan grubu ve Rh tayini (daha önce bilinmiyorsa)
  • İndirekt Coombs testi (Rh uygunsuzluğu olan gebelerde)
  • Tam idrar tetkiki (TİT) ve idrar kültürü

Bunlara ek olarak, anne ve bebeğin sağlığını etkileyebilecek bazı enfeksiyonlara yönelik tarama testleri de uygulanabilir. Başlıca enfeksiyon tarama testleri şunlardır:

  • Kızamıkçık (Anti-Rubella IgM ve IgG)
  • Hepatit B ve Hepatit C (HBsAg, Anti-HBs ve Anti-HCV)
  • HIV (Anti-HIV)
  • Frengi (sifiliz) taraması (VDRL veya RPR)
  • Toksoplazmozis (Anti-Toxoplasma IgM ve IgG)
  • Sitomegalovirüs (CMV) (Anti-CMV IgM ve IgG)

Toksoplazmozis ve sitomegalovirüs (CMV) enfeksiyonlarına yönelik tarama testlerinin gebelikte rutin olarak yapılıp yapılmaması, ülkelerin sağlık rehberlerine ve klinik uygulamalara göre farklılık gösterebilir. Doktorunuz; tıbbi öykünüzü, risk faktörlerinizi ve gerekli gördüğü durumları değerlendirerek bu testlerin gerekli olup olmadığına karar verecektir.

Aşağıdaki bölümde, gebeliğin başlangıcında önerilen başlıca tetkikler ve bu tetkiklerin neden istendiği kısaca açıklanmaktadır.


SIK SORULAN SORULARLA – Gebeliğin Başlangıcında Yapılan Rutin Tetkikler

#1 Tam Kan Sayımı (Hemogram) Nedir, Nasıl Yapılır?

Tam kan sayımı (hemogram), kandaki hücrelerin sayısını ve özelliklerini değerlendiren temel bir laboratuvar testidir. Bu test, anne adayının genel sağlık durumu hakkında önemli bilgiler sağlar. Gebelikte en sık istenen laboratuvar tetkiklerinden biridir.

Tam kan sayımında değerlendirilen başlıca hücreler şunlardır:

  • Kırmızı kan hücreleri (eritrositler): Hemoglobin düzeyinin düşük olması anemiyi (kansızlığı) düşündürebilir.
  • Beyaz kan hücreleri (lökositler): Vücudun enfeksiyonlarla savaşmasına yardımcı olurlar. Sayılarındaki artış veya azalma, enfeksiyonlar ya da farklı sağlık sorunları hakkında bilgi verebilir.
  • Trombositler (plateletler): Kanın pıhtılaşmasında önemli rol oynarlar. Trombosit sayısının düşük olması kanama eğilimini artırabilir.

Tam kan sayımında ayrıca MCV (kırmızı kan hücrelerinin ortalama büyüklüğü) adı verilen bir değer de ölçülür. Demir eksikliği bulunmayan gebelerde MCV değerinin 80 fL’nin altında olması, talasemi (Akdeniz anemisi) taşıyıcılığı olasılığını düşündürebilir.

Ancak MCV değeri tek başına tanı koydurmaz. Böyle bir durumda doktorunuz tanıyı doğrulamak için ek testler isteyebilir.

#2 Gebelikte Anemi (Kansızlık) Nedir?

Gebelikte anemi (kansızlık), kandaki hemoglobin (Hb) düzeyinin gebelik haftası için normal kabul edilen hemoglobin değerinin altında olmasıdır. Anemi tanısı, gebelik haftasına uygun hemoglobin değerleri dikkate alınarak konur.

Aşağıdaki durumlarda gebelikte anemi kabul edilir:

  • Birinci ve üçüncü trimesterde: Hemoglobin (Hb) düzeyinin 11 g/dL’nin altında (veya hematokrit değerinin %33’ün altında) olması
  • İkinci trimesterde: Hemoglobin (Hb) düzeyinin 10,5 g/dL’nin altında (veya hematokrit değerinin %32’nin altında) olması

Gebelikte aneminin en sık nedeni demir eksikliğidir. Bununla birlikte B12 vitamini veya folat eksikliği, bazı kronik hastalıklar ve kalıtsal kan hastalıkları da anemiye yol açabilir.

Bu nedenle tedaviye başlamadan önce aneminin nedeninin belirlenmesi ve uygun tedavinin buna göre planlanması önemlidir.

#3 Ferritin Düzeyi Neden Ölçülür?

Ferritin, vücutta demiri depolayan bir proteindir. Kandaki ferritin düzeyi, vücudun demir depoları hakkında bilgi verir.

Demir depoları azalmaya başladığında genellikle önce ferritin düzeyi düşer. Demir eksikliği ilerledikçe hemoglobin düzeyi de azalabilir ve ilerleyen dönemde anemi (kansızlık) gelişebilir. Bu nedenle ferritin düzeyi, demir eksikliğinin kansızlık gelişmeden önce saptanmasına yardımcı olabilir.

Ferritin düzeyi, enfeksiyon veya bazı iltihaplı hastalıklarda normalden yüksek bulunabilir. Bu nedenle ferritin sonucu tek başına değerlendirilmez. Doktorunuz ferritin sonucunu diğer kan testleri, muayene bulguları ve genel sağlık durumunuzla birlikte değerlendirir.

#4 Gebelikte Açlık Kan Şekeri (AKŞ) Neden Ölçülür?

Gebeliğin başlangıcında açlık kan şekeri (AKŞ) ölçülmesinin amacı, gebelikten önce var olan ancak henüz tanı konulmamış şeker hastalığının (diyabetin) araştırılmasıdır.

Aşağıdaki bulgulardan birinin saptanması, diyabet tanısını düşündürür ve ileri değerlendirme gerektirir:

  • AKŞ ≥ 126 mg/dL
  • Hemoglobin A1c (HbA1c) ≥ %6,5
  • Günün herhangi bir saatinde ölçülen kan şekerinin ≥ 200 mg/dL olması (diyabet belirtileri ile birlikte)

Gebelikten önce var olan diyabetin erken dönemde tanınması, anne ve bebeğin sağlığının korunmasına yardımcı olur ve gebeliğin daha güvenli şekilde takip edilmesini sağlar.

#5 ALT, AST, Üre ve Kreatinin Testleri Nedir?

ALT, AST, üre ve kreatinin testleri, anne adayının karaciğer ve böbrek fonksiyonlarını değerlendirmek amacıyla istenir. ALT ve AST, karaciğer hücrelerini etkileyebilecek bazı sorunların değerlendirilmesine yardımcı olur. Üre ve kreatinin ise böbreklerin görevini yeterince yerine getirip getirmediğini değerlendirmek için kullanılır.

Bu testler, gebelik öncesinde var olabilecek veya gebelik sırasında gelişebilecek bazı karaciğer ve böbrek hastalıklarının erken dönemde saptanmasına ve gebelik takibinin buna göre planlanmasına yardımcı olur.

#6 Gebelikte TSH ve Tiroid Testleri Neden Yapılır?

Tiroid bezinin normalden az çalışması (hipotiroidi) veya fazla çalışması (hipertiroidi), hem anne hem de bebeğin sağlığını olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle gebeliğin başlangıcında tiroid fonksiyonlarının değerlendirilmesi önemlidir.

Tiroid hastalığı öyküsü bulunmayan ve tiroid hastalığını düşündüren belirti veya bulguları olmayan gebelerde genellikle TSH (tiroid stimüle edici hormon) düzeyi değerlendirilir. Ancak TSH taramasının tüm anne adaylarında rutin olarak yapılıp yapılmaması konusunda uluslararası kılavuzlar arasında tam bir görüş birliği bulunmamaktadır.

Gebelikte normal kabul edilen TSH düzeyleri, gebelik öncesindeki normal değerlerden farklı olabilir. Bu nedenle test sonuçları, gebelik haftası ve anne adayının klinik durumu birlikte değerlendirilerek yorumlanır.

TSH düzeyinde anormallik saptanması veya anne adayında tiroid hastalığı öyküsü ya da tiroid hastalığını düşündüren klinik bulguların bulunması durumunda aşağıdaki testler de istenebilir:

  • Serbest T4 (sT4)
  • Gerektiğinde serbest T3 (sT3)
  • Anti-tiroid peroksidaz antikoru (Anti-TPO)

Daha önce tiroid hastalığı tanısı almış veya tiroid hormonu kullanan anne adaylarında, gebeliğin erken döneminde ilaç dozunun yeniden düzenlenmesi gerekebilir.

Bu testler, tiroid hastalıklarının tanısını doğrulamaya yardımcı olur ve gerekli durumlarda uygun tedavinin planlanmasını sağlar.

#7 Kan Grubu ve Rh Tayini Neden Yapılır?

Gebeliğin başlangıcında, daha önce bilinmiyorsa bütün anne adaylarında kan grubu ve Rh tayini yapılması önerilir.

Bu testin temel amacı, Rh uygunsuzluğu (kan uyuşmazlığı) açısından risk olup olmadığını değerlendirmektir. Rh uygunsuzluğu açısından risk varsa, gebelik buna uygun şekilde takip edilir ve gerekli durumlarda koruyucu tedavi uygulanabilir.

Kan grubu bilgisinin bilinmesi, gebelik veya doğum sırasında kan transfüzyonu (kan nakli) gerektirebilecek acil durumlarda da önemlidir.

#8 Rh Nedir?

Rh, kırmızı kan hücrelerinin yüzeyinde bulunan Rh(D) antijeni adı verilen bir proteindir. Bu proteinin bulunup bulunmamasına göre kişinin Rh durumu belirlenir.

  • Kırmızı kan hücrelerinde Rh(D) antijeni varsa kişi Rh pozitif (Rh+) olarak tanımlanır.
  • Kırmızı kan hücrelerinde Rh(D) antijeni yoksa kişi Rh negatif (Rh−) olarak tanımlanır.

Rh durumu, gebelik takibinde değerlendirilen önemli özelliklerden biridir ve ilk gebelik muayenesinde değerlendirilir.

#9 Rh Uygunsuzluğu (Kan Uyuşmazlığı) Nedir ve Neden Önemlidir?

Rh uygunsuzluğu, annenin Rh negatif, babanın ise Rh pozitif olduğu gebeliklerde ortaya çıkabilir. Bu durumda bebeğin Rh pozitif olma ihtimali vardır.

Bebek Rh pozitif ise, gebelik sırasında veya özellikle doğum esnasında bebeğe ait Rh pozitif kırmızı kan hücreleri annenin dolaşımına geçebilir. Anne bağışıklık sistemi bu hücreleri yabancı olarak algılayabilir ve bunlara karşı anti-D antikorları oluşturabilir. Bu duruma duyarlanma (sensitizasyon) denir.

Bu antikorlar, sonraki Rh pozitif gebeliklerde plasentadan bebeğe geçerek bebeğin kırmızı kan hücrelerini parçalayabilir. Bunun sonucunda bebekte kansızlık (anemi), sarılık ve ağır olgularda yaşamı tehdit edebilen ciddi sağlık sorunları gelişebilir.

Rh uygunsuzluğu, günümüzde uygun takip ve koruyucu tedavi sayesinde büyük ölçüde önlenebilen bir durumdur.

#10 Eşimle Aramızda Rh Uygunsuzluğu mevcut. Gebelikte Nasıl Takip Edileceğim?

Rh negatif kan grubuna sahip ve Rh uygunsuzluğu olan anne adaylarında öncelikle kanda anti-D antikoru bulunup bulunmadığı araştırılır. Antikor saptanmamışsa, duyarlanmayı önlemek amacıyla genellikle 28. gebelik haftasında ve gerekli durumlarda anti-D immünoglobulin uygulanabilir.

Doğumdan sonra bebeğin Rh pozitif olduğu belirlenirse, tercihen doğumdan sonraki ilk 72 saat içinde anneye tekrar anti-D immünoglobulin uygulanması gerekebilir.

Düşük, dış gebelik, amniyosentez, karın travması veya gebelikte kanama gibi anne ile bebeğin kanının karışma riskinin bulunduğu durumlarda da doktorunuz anti-D immünoglobulin uygulanmasını önerebilir.

Anne daha önce anti-D antikorları geliştirmişse (duyarlanma oluşmuşsa), anti-D immünoglobulin artık etkili değildir. Bu durumda gebelik, bebeğin etkilenme durumu açısından ultrason ve gerekli görülen diğer yöntemlerle daha yakından takip edilir.

#11 Rh Uygunsuzluğu Olan Anne Adaylarında İndirekt Coombs Testi Neden İstenir?

Rh uygunsuzluğu mevcut ise indirekt Coombs testi, annenin bebeğin kırmızı kan hücrelerine karşı antikor geliştirip geliştirmediğini değerlendirmek amacıyla yapılır. Testin negatif olması, annenin henüz antikor geliştirmediğini gösterir ve uygun gebelik haftasında koruyucu anti-D immünoglobulin uygulanması planlanabilir. Testin pozitif bulunması ise annenin bebeğin kırmızı kan hücrelerini etkileyebilecek antikorlar geliştirmiş olabileceğini düşündürür. Bu durumda anne ve bebeğin sağlığını değerlendirmek amacıyla ek incelemeler ve daha yakın takip gerekebilir.

#12 Tam İdrar Tetkiki (TİT) Nedir?

Tam idrar tetkiki (TİT), gebeliğin başlangıcında yapılan temel laboratuvar incelemelerinden biridir. Bu test, böbrekler ve idrar yollarının durumu hakkında önemli bilgiler sağlar.

Tam idrar tetkikinde özellikle aşağıdaki bulgular değerlendirilir:

  • Eritrosit (kırmızı kan hücreleri): İdrarda eritrosit bulunması, idrar yolu hastalıkları, idrar yolu taşları veya başka bazı sağlık sorunlarının belirtisi olabilir.
  • Lökosit (beyaz kan hücreleri): İdrarda lökosit saptanması idrar yolu enfeksiyonunu düşündürebilir.
  • Glikoz: İdrarda glikoz bulunması yüksek kan şekeri ile ilişkili olabilir. Ancak tek başına diyabet tanısı koydurmaz ve ek değerlendirme gerektirir.
  • Protein: Gebeliğin başlangıcında idrardaki protein miktarının değerlendirilmesi önemlidir. Bu değer, gebeliğin ilerleyen dönemlerinde ortaya çıkabilecek protein kaçağı ile karşılaştırılmasına yardımcı olabilir. İdrarda fazla miktarda protein saptanması, böbrek hastalıklarının veya gebeliğin ilerleyen dönemlerinde görülebilen preeklampsinin (gebelik zehirlenmesi) bir bulgusu olabilir.

#13 İdrar Kültürü Nedir?

İdrar kültürü, idrarda bakteri bulunup bulunmadığını ve bakteri saptanması durumunda hangi antibiyotiklerin etkili olabileceğini belirlemek amacıyla yapılan bir laboratuvar testidir.

Gebelikte bazı kadınlarda idrar yolu enfeksiyonu hiçbir belirti vermeden görülebilir. Bu duruma asemptomatik bakteriüri (belirti vermeyen bakteri varlığı) denir. Anne adayında idrar yaparken yanma, sık idrara çıkma veya ateş gibi şikâyetler olmasa bile idrarda bakteri bulunabilir.

Tedavi edilmeyen asemptomatik bakteriüri, böbrek enfeksiyonuna (piyelonefrit) ve erken doğum gibi bazı gebelik komplikasyonlarına yol açabileceğinden, gebeliğin başlangıcında idrar kültürü yapılması önerilir.

Tam idrar tetkikinde bakteri veya lökosit görülmesi idrar yolu enfeksiyonunu düşündürebilir. Ancak tanının doğrulanması için çoğu zaman idrar kültürü gerekir.

İdrar kültürü sonucunun çıkması genellikle birkaç gün sürer.

İdrar kültüründe bakteri üremesi saptanırsa, doktorunuz gebelikte güvenle kullanılabilecek uygun bir antibiyotik tedavisi planlayacaktır. Tedavi tamamlandıktan sonra enfeksiyonun düzelip düzelmediğini değerlendirmek amacıyla kontrol idrar kültürü yapılması önerilebilir.

#14 Gebelikte Kızamıkçık (Rubella) Testi Neden Yapılır?

Gebeliğin başlangıcında yapılan kızamıkçık (rubella) testinin amacı, anne adayının kızamıkçık virüsüne karşı bağışık olup olmadığını değerlendirmektir.

Bu amaçla kanda Anti-Rubella IgG ve enfeksiyon şüphesi varlığında Anti-Rubella IgM düzeyleri değerlendirilir.

  • Anti-Rubella IgG pozitif ise, kişinin daha önce kızamıkçık enfeksiyonu geçirdiği veya aşılandığı ve virüse karşı bağışık olduğu anlaşılır.
  • Anti-Rubella IgM pozitif bulunması, yakın zamanda geçirilmiş veya devam eden bir enfeksiyonu düşündürebilir. Ancak IgM testi tek başına kesin tanı koydurmaz ve gerektiğinde ek testlerle doğrulanması gerekir.

Gebelik sırasında, özellikle erken dönemde geçirilen kızamıkçık enfeksiyonu, bebekte doğumsal kızamıkçık sendromu adı verilen ciddi sağlık sorunlarına ve doğumsal anomalilere yol açabilir.

Anti-Rubella IgG negatif olması, anne adayının kızamıkçık virüsüne karşı bağışık olmadığını gösterir. Bu durumda gebelik boyunca kızamıkçık enfeksiyonu geçiren kişilerle temastan kaçınılması önerilir. Kızamıkçık aşısı canlı, zayıflatılmış virüs içerdiği için gebelik sırasında uygulanmaz. Bağışıklığı olmayan kadınların doğumdan sonra uygun zamanda aşılanmaları önerilir.

Daha önce kızamıkçık enfeksiyonu geçirilmiş veya aşılanma sonucunda bağışıklık gelişmişse, kişi kızamıkçığa karşı bağışık kabul edilir ve gebelikte kızamıkçığa bağlı risk belirgin şekilde azalır.

#15 Gebelikten Önce Kızamıkçık (Rubella) Geçirmediysem Gebelikte Riskler Nelerdir?

Kızamıkçık (Rubella), damlacık yoluyla bulaşan viral bir enfeksiyondur. Daha önce kızamıkçık enfeksiyonu geçirmemiş veya aşı ile bağışıklık kazanmamış kişiler enfeksiyona karşı duyarlıdır.

Gebeliğin başlangıcında yapılan Anti-Rubella IgG testi ile anne adayının kızamıkçık virüsüne karşı bağışık olup olmadığı değerlendirilir. Anti-Rubella IgG sonucunun negatif olması, kişinin virüse karşı bağışık olmadığını gösterir.

Gebelik sırasında, özellikle ilk üç ayda geçirilen kızamıkçık enfeksiyonu, bebekte doğumsal kızamıkçık sendromu ve çeşitli doğumsal anomalilere yol açabilir. Bu nedenle bağışıklığı olmayan anne adaylarının gebelik boyunca kızamıkçık enfeksiyonu geçiren kişilerle temastan kaçınmaları önerilir.

#16 Gebelikte Kızamıkçık Aşısı Yaptırabilir miyim?

Kızamıkçık aşısı canlı, zayıflatılmış virüs içerdiği için gebelik sırasında uygulanması önerilmez.

Gebelik planlanıyorsa, kızamıkçık aşısının gebe kalmadan en az 1 ay önce yapılması önerilir. Aşı uygulandıktan sonra da en az 1 ay gebelik planlanmaması tavsiye edilir.

Gebelik sırasında kızamıkçık aşısının yanlışlıkla uygulanması, gebeliğin sonlandırılması için tek başına bir neden değildir. Böyle bir durumda kadın hastalıkları ve doğum uzmanınız gerekli değerlendirmeyi yapacak ve gebeliğinizi uygun şekilde takip edecektir.

#17 Hepatit B ve Hepatit C Nedir?

Hepatit B ve hepatit C, karaciğeri enfekte edebilen viral hastalıklardır. Anne adayında hepatit B veya hepatit C enfeksiyonu bulunması, gebelik takibini ve doğumdan sonra bebeğe uygulanacak koruyucu yaklaşımları etkileyebileceğinden, gebeliğin başlangıcında tarama yapılması önemlidir.

Bu amaçla ilk gebelik muayenesinde aşağıdaki testler istenir:

  • HBsAg (Hepatit B yüzey antijeni)
  • Anti-HBs (bağışıklık durumunun değerlendirilmesi gerektiğinde)
  • Anti-HCV

HBsAg pozitif bulunması, hepatit B enfeksiyonu açısından ileri değerlendirme yapılması gerektiğini gösterir. Anti-HBs ise kişinin hepatit B virüsüne karşı bağışık olup olmadığını değerlendirmek için kullanılır.

Anti-HCV testinin pozitif bulunması tek başına aktif hepatit C enfeksiyonu olduğu anlamına gelmez. Bu durumda tanının doğrulanması için HCV RNA testi yapılır.

  • HCV RNA pozitif ise aktif hepatit C enfeksiyonu vardır.
  • HCV RNA negatif ise aktif hepatit C enfeksiyonu saptanmamıştır. Ancak bu sonuç, daha önce geçirilmiş ve iyileşmiş bir enfeksiyonu veya yalancı pozitif Anti-HCV sonucunu düşündürebilir.

Aktif hepatit B veya hepatit C enfeksiyonu saptanan anne adaylarında, anne ve bebeğin sağlığını korumaya yönelik takip ve tedavi planı ilgili uzmanlar tarafından kişiye özel olarak düzenlenir.

#18 Gebelikte Hepatit B veya Hepatit C Enfeksiyonu Geçirirsem Riskler Nelerdir?

Gebelik sırasında hepatit B veya hepatit C enfeksiyonu saptanması, hem anne hem de bebeğin sağlığı açısından dikkatli bir takip gerektirebilir. Ancak uygun izlem ve gerekli önlemler sayesinde bebeğe bulaşma riski önemli ölçüde azaltılabilir.

Hepatit B enfeksiyonu bulunan (HBsAg pozitif) anne adaylarında virüsün doğum sırasında bebeğe bulaşma riski vardır. Bu nedenle bebeğe bulaşma riskini azaltmak amacıyla doğumdan sonraki ilk 12 saat içinde hepatit B aşısı ve hepatit B immünoglobulini (HBIG) uygulanması önerilir.

Bazı anne adaylarında kandaki HBV DNA düzeyinin yüksek olması durumunda, bebeğe bulaşma riskini azaltmak amacıyla gebeliğin son döneminde antiviral tedavi planlanabilir.

Hepatit C enfeksiyonu bulunan anne adaylarında ise gebelik boyunca anne ve bebek yakından takip edilir.

Günümüzde hepatit C tedavisinde kullanılan doğrudan etkili antiviral ilaçlar gebelik sırasında rutin olarak önerilmemektedir. Bu nedenle tedavi çoğunlukla doğum sonrasına ertelenir.

Doğumdan sonra hem annenin tedavisi planlanır hem de bebeğin gerekli kontrolleri çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı tarafından yürütülür.

#19 Gebelikte HIV (İnsan İmmün Yetmezlik Virüsü) Testi Neden Yapılır?

HIV (İnsan İmmün Yetmezlik Virüsü), bağışıklık sistemindeki bazı hücreleri enfekte ederek zamanla bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olan bir virüstür. Tedavi edilmediğinde ileri dönemde Edinilmiş Bağışıklık Yetmezliği Sendromu (AIDS) adı verilen hastalık tablosu gelişebilir.

Anne adayında HIV enfeksiyonu varsa virüs, gebelik sırasında, doğum sırasında veya emzirme döneminde bebeğe bulaşabilir. Bu nedenle gebeliğin başlangıcında tüm anne adaylarına HIV testi yapılması önerilir.

HIV testinin pozitif bulunması tek başına kesin HIV enfeksiyonu olduğu anlamına gelmez. Tanının kesinleştirilmesi için ek doğrulama testleri yapılır.

HIV enfeksiyonunun gebeliğin erken döneminde saptanması büyük önem taşır. Çünkü uygun tedavi ve koruyucu önlemler sayesinde virüsün anneden bebeğe bulaşma riski çok büyük oranda azaltılabilir.

#20 HIV Pozitif Saptanırsa Riskler Nelerdir?

Gebelikte HIV enfeksiyonu saptanırsa kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ile enfeksiyon hastalıkları uzmanı birlikte takip ve tedavi planını oluşturur.

Bu süreçte:

  • Anneye, HIV’in çoğalmasını baskılayan antiretroviral tedavi (ART) başlanır veya mevcut tedavisi düzenlenir.
  • Doğum şekli; annenin kandaki HIV miktarı (viral yük), gebeliğin özellikleri ve güncel tıbbi öneriler doğrultusunda planlanır. Sezaryen doğum yalnızca gerekli durumlarda önerilir.
  • Yenidoğana koruyucu ilaç tedavisi uygulanır.
  • Emzirme ile ilgili öneriler, ülkenin sağlık politikaları ve annenin sağlık durumuna göre belirlenir.
  • Uygun tedavi ve koruyucu yaklaşımlar sayesinde HIV’in anneden bebeğe bulaşma riski %1’in altına kadar düşürülebilmektedir.

#21 Gebelikte Sifiliz (Frengi) Testi Neden Yapılır?

Sifiliz (frengi), Treponema pallidum adlı bakterinin neden olduğu cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyon hastalığıdır.

Gebelik sırasında sifiliz enfeksiyonu; düşük, ölü doğum, erken doğum ve bebekte doğumsal sifiliz gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.

Sifiliz için yapılan tarama testleri kolay uygulanabilen, güvenilir ve düşük maliyetli testlerdir. En sık kullanılan tarama testlerinden biri VDRL’dir. VDRL, sifiliz taramasında kullanılan bir kan testidir. Tarama testi pozitif bulunduğunda tanının kesinleştirilmesi için farklı bir doğrulama kan testi yapılır.

Gebelikte sifiliz erken dönemde tanınır ve uygun şekilde tedavi edilirse hem anne hem de bebeğe ait ciddi komplikasyonların büyük bölümü önlenebilir. Bu nedenle gebeliğin başlangıcında tüm anne adaylarına sifiliz taraması önerilir.

#22 Gebelikte Sifiliz (Frengi) Testi Pozitif Saptanırsa Ne Olur?

Tarama testinin pozitif bulunması tek başına kesin sifiliz tanısı anlamına gelmez. Pozitif sonucun doğrulanması için farklı bir doğrulama kan testi yapılır.

Sifiliz tanısı doğrulanırsa gebelik sırasında penisilin tedavisi uygulanır. Penisilin, gebelikte sifiliz tedavisinde etkinliği kanıtlanmış ve bebeğin korunmasında en etkili antibiyotiktir.

Tedaviden sonra tedaviye verilen yanıtı değerlendirmek amacıyla belirli aralıklarla kontrol kan testleri yapılır. Ayrıca gerekli durumlarda cinsel partnerin de değerlendirilmesi ve tedavi edilmesi önerilir.

#23 Toksoplazmozis Testi Nedir?

Toksoplazmozis, Toxoplasma gondii adlı parazitin neden olduğu bir enfeksiyon hastalığıdır.

Gebelik sırasında ilk kez geçirilen toksoplazma enfeksiyonu, bazı durumlarda plasenta yoluyla bebeğe geçerek doğumsal toksoplazmozise neden olabilir. Bu durum bebekte çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilse de, enfeksiyonun bebeğe geçme riski ve oluşturabileceği etkiler gebeliğin haftasına göre değişiklik gösterebilir.

Toksoplazmozis en sık:

  • Az pişmiş veya çiğ etlerin tüketilmesi,
  • İyi yıkanmamış meyve ve sebzelerin yenmesi,
  • Enfekte kedi dışkısı ile temas etmiş toprak veya kumla temas edilmesi

sonucunda bulaşabilir.

Gebelikte tüm anne adaylarının toksoplazmozis açısından rutin olarak taranması konusunda uluslararası kılavuzlar arasında görüş birliği bulunmamaktadır. Bu nedenle testin gerekli olup olmadığına doktorunuz, yaşadığınız bölgenin özelliklerini ve kişisel risk faktörlerinizi değerlendirerek karar verecektir.

Toksoplazma IgM, enfeksiyonun yeni geçirilmiş olup olmadığını değerlendirmede kullanılan bir kan testidir. Ancak bu testin pozitif bulunması tek başına yeni geçirilmiş enfeksiyon olduğu anlamına gelmez. Gerekli durumlarda tanıyı netleştirmek amacıyla ek değerlendirme ve doğrulama testleri yapılabilir.

#24 Sitomegalovirüs (CMV) Testi Nedir?

Sitomegalovirüs (CMV), toplumda oldukça yaygın görülen bir virüstür. Enfeksiyon çoğu erişkinde belirti vermeden veya hafif belirtilerle geçirilir.

Gebelik sırasında ilk kez geçirilen CMV enfeksiyonu, bazı durumlarda bebeğe bulaşarak doğumsal CMV enfeksiyonuna yol açabilir. Bu durumun bebek üzerindeki etkileri hafif olabileceği gibi, bazı olgularda işitme kaybı ve nörogelişimsel sorunlar gibi daha ciddi sonuçlara da neden olabilir.

Bununla birlikte, gebelikte tüm anne adaylarının CMV açısından rutin olarak taranması konusunda uluslararası kılavuzlar arasında görüş birliği bulunmamaktadır. Bunun başlıca nedenleri; tarama testlerinin yorumlanmasının her zaman kolay olmaması ve gebelik sırasında etkinliği kesin olarak kanıtlanmış standart bir tedavinin bulunmamasıdır.

CMV IgM, enfeksiyonun yeni geçirilmiş olup olmadığını değerlendirmede kullanılan bir kan testidir. Ancak bu testin pozitif bulunması da tek başına yeni geçirilmiş enfeksiyon olduğu anlamına gelmez. Gerekli durumlarda tanıyı netleştirmek amacıyla ek değerlendirme yapılabilir.

Bu nedenle CMV testi, doktorunuzun değerlendirmesi sonucunda gerekli görülürse istenebilir.

#25 Hangi Durumlarda Gebeliğin Başında Erken Şeker Yükleme Testi Yapılır?

Şeker yükleme testi genellikle gebeliğin 24–28. haftaları arasında yapılır.

Ancak anne adayında aşağıdaki durumlardan biri varsa, gebelik şekeri açısından gebeliğin başında erken değerlendirme yapılması gerekebilir:

  • Anne adayında obezite bulunması
  • Önceki gebelikte gebelik şekeri öyküsü olması
  • Önceki gebelikte 4500 gram veya üzerinde bebek doğurmuş olmak
  • Birinci derece akrabalarda şeker hastalığı bulunması
  • Polikistik over sendromu (PKOS)
  • Doktorun diyabet açısından yüksek risk değerlendirmesi yapması

Erken gebelik döneminde yapılan değerlendirmenin amacı, gebelik öncesinden var olan ancak henüz tanı almamış diyabeti saptamaktır. Bu değerlendirme normal olsa bile, 24–28. gebelik haftaları arasında taramanın tekrarlanması önerilir.

#26 İlk Tetkikler İçin Aç Olmam Gerekir mi?

Gebeliğin başlangıcında yapılacak testlerin bir kısmı için açlık gerekebilir. Özellikle AKŞ ölçülecekse genellikle en az 8 saatlik açlık önerilir. Ancak hemogram, kan grubu tayini, enfeksiyon tarama testleri ve birçok biyokimyasal test için her zaman aç olunması gerekmez.

Doktorunuz veya laboratuvar tarafından size farklı bir öneri yapılmadıysa, ilk gebelik muayenesinden önce testlerin açlık gerektirip gerektirmediğini öğrenmeniz faydalı olacaktır. Açlık gereken durumlarda genellikle su içebilirsiniz.

#27 İlk Gebelik Muayenesinde Ultrason Yapılır mı?

İlk gebelik muayenesinde çoğu zaman ultrason incelemesi de yapılır. Ultrason ile gebeliğin rahim içinde yerleşip yerleşmediği, gebelik kesesi, embriyonun gelişimi ve gebelik haftası değerlendirilir.

Gebeliğin haftasına göre inceleme karından veya vajinal yoldan yapılabilir. Hangi yöntemin kullanılacağına doktorunuz, gebelik haftasına ve görüntü kalitesine göre karar verir.

Gebeliğin haftasına bağlı olarak embriyonun veya bebeğin kalp atımları da görülebilir. Ultrason incelemesi, gebelik haftasının doğru belirlenmesine yardımcı olur ve gebeliğin normal şekilde ilerleyip ilerlemediği hakkında bilgi verir.

Gebeliğin çok erken döneminde yapılan ultrasonda gebelik kesesinin veya embriyonun henüz görülememesi her zaman bir sorun olduğu anlamına gelmez. Böyle durumlarda doktorunuz gerekli görürse incelemeyi belirli bir süre sonra tekrarlayabilir. Gerektiğinde ultrason bulguları ile kanda gebelik hormonu (β-hCG) düzeyi birlikte değerlendirilerek gebeliğin seyri daha doğru şekilde değerlendirilebilir.

Gebelik boyunca bebeğin büyümesini ve gelişimini değerlendirmek amacıyla, ihtiyaç duyulan haftalarda takip ultrasonları da planlanabilir.

#28 Bu Testlerin Hepsi Aynı Gün Yapılır mı?

İlk gebelik muayenesinde istenen laboratuvar testlerinin büyük bölümü aynı gün yapılabilir. Kan örneği alındıktan sonra gerekli kan testleri çalışılır ve aynı gün idrar örneği de verilebilir.

#29 Test Sonuçları Ne Zaman Çıkar?

Test sonuçlarının çıkış süresi, yapılan teste göre değişebilir.

Hemogram, biyokimya, kan grubu ve rutin hormon testleri çoğu laboratuvarda aynı gün veya ertesi gün sonuçlanır.

Enfeksiyon tarama testleri ise laboratuvara bağlı olarak genellikle birkaç gün içinde sonuçlanır.

İdrar kültüründe bakteri üremesinin değerlendirilmesi gerektiğinden sonuçlar çoğunlukla birkaç gün içinde çıkar. Bazı durumlarda bu süre biraz daha uzayabilir.

Bazı test sonuçlarının normal sınırların dışında olması her zaman bir hastalık olduğu anlamına gelmez. Doktorunuz tüm sonuçları birlikte değerlendirerek gerekli görürse ek incelemeler isteyebilir veya uygun tedaviyi planlayabilir.

Bazen tanıyı netleştirmek veya tedaviyi planlamak amacıyla bazı testlerin tekrarlanması ya da ek testler istenmesi gerekebilir. Bu durum her zaman önemli bir sağlık sorunu olduğu anlamına gelmez.

#30 Test Sonuçları Normal Çıkarsa Tekrar Yapılır mı?

Bazı testlerin gebelikte genellikle bir kez yapılması yeterlidir. Ancak bazı testlerin belirli gebelik haftalarında tekrar edilmesi gerekebilir.

Örneğin hemogram, gebelik süresince anemi gelişip gelişmediğini değerlendirmek amacıyla belirli aralıklarla tekrar edilebilir. Gebelik şekeri taraması için yapılan şeker yükleme testi ise çoğunlukla gebeliğin 24–28. haftaları arasında uygulanır.

Gebelik sırasında yeni bir sağlık sorunu gelişirse veya takiplerde farklı bir durum ortaya çıkarsa, daha önce normal bulunan bazı testlerin tekrar edilmesi gerekebilir. Bu durum her zaman önemli bir sorun olduğu anlamına gelmez.

Testlerin tekrar gerekip gerekmediğine ve hangi aralıklarla yapılacağına doktorunuz, gebeliğinizin seyrini ve varsa risk faktörlerini değerlendirerek karar verecektir.

#31 Bütün Anne Adaylarına Aynı Testler mi Yapılıyor?

Gebeliğin başlangıcında önerilen temel laboratuvar testleri büyük ölçüde tüm anne adaylarında benzerdir. Ancak her gebelik farklıdır.

Anne adayının yaşı, kronik hastalıkları, kullandığı ilaçlar, önceki gebelik öyküsü, aile öyküsü ve mevcut risk faktörlerine göre doktorunuz ek testler isteyebilir.

Bu nedenle istenen testlerin kapsamı kişiden kişiye değişebilir.

#32 Bu Testler Anne veya Bebeğe Zarar Verir mi?

İlk gebelik muayenesinde yapılan kan ve idrar testleri anneye veya bebeğe zarar vermez.

Kan örneği alınması yalnızca anneden az miktarda kan alınmasını gerektirir ve bebeğin gelişimini etkilemez. İdrar örneği verilmesi de tamamen güvenli bir işlemdir.

Bu testler, anne ve bebeğin sağlığını değerlendirmek ve olası sağlık sorunlarını erken dönemde belirlemek amacıyla yapılır.

#33 Test Sonuçlarım Normalden Farklı Çıkarsa Ne Olur?

Laboratuvar testlerinde normalden farklı bir sonucun bulunması her zaman ciddi bir hastalık olduğu anlamına gelmez.

Gebelik sırasında bazı laboratuvar değerleri doğal olarak değişebilir. Ayrıca bazı sonuçların doğrulanması için testlerin tekrarlanması veya ek incelemeler gerekebilir.

Bazı laboratuvar sonuçları değerlendirilirken gebeliğe özgü normal değerler kullanılır. Bu nedenle gebe olmayan kişiler için normal kabul edilen değerlerden farklı sonuçlar, gebelikte normal olarak değerlendirilebilir.

Her laboratuvarın kullandığı ölçüm yöntemleri ve referans değerleri farklı olabileceğinden, sonuçlar laboratuvardan laboratuvara küçük farklılıklar gösterebilir. Bu nedenle sonuçlarınızı farklı laboratuvarların referans değerleriyle karşılaştırmak yanıltıcı olabilir.

Doktorunuz test sonuçlarınızı gebelik haftanız, muayene bulgularınız ve diğer değerlendirmelerle birlikte yorumlayacaktır. Gerekli görürse ek tetkik isteyebilir veya uygun tedaviyi planlayabilir.

Sonuçlarınızla ilgili aklınıza takılan veya anlamadığınız konuları sağlık ekibinize sormaktan çekinmeyiniz.

#34 İlk Gebelik Muayenesi Yaklaşık Ne Kadar Sürer?

İlk gebelik muayenesi, rutin kontrol muayenelerine göre genellikle daha uzun sürer.

Bu muayenede sağlık öykünüz ayrıntılı olarak değerlendirilir, fizik muayeneniz yapılır, gerekli görüldüğünde ultrason incelemesi gerçekleştirilir ve gerekli laboratuvar testleri istenir. Gerektiğinde ek değerlendirmeler de planlanabilir.

Muayenenin süresi yapılacak değerlendirmelere göre değişebilmekle birlikte genellikle 30–40 dakika arasında tamamlanır. Bu süre sağlık kuruluşuna, hekime, ultrason gereksinimine, risk durumuna ve görüşmenin kapsamına göre önemli ölçüde değişebilir. Evrensel veya bilimsel bir standart değildir.

#35 Doktoruma Hangi Bilgileri Söylemeliyim?

Anne adayının sağlık durumu, önceki gebelik öyküsü veya mevcut risk faktörlerine göre gebeliğin başlangıcında istenecek tetkiklerin kapsamı değişebilir. Bu nedenle ilk gebelik muayenesinde sağlık durumunuzla ilgili ayrıntılı bilgi vermeniz, gebeliğinizin doğru şekilde değerlendirilebilmesi açısından önemlidir. Doktorunuz, gerekli gördüğü durumlarda temel testlere ek olarak ilave tetkikler de isteyebilir.

Özellikle aşağıdaki bilgileri doktorunuzla paylaşmanız önerilir:

  • Daha önce geçirdiğiniz gebelikler, düşükler veya dış gebelik öykünüz
  • Kronik hastalıklarınız
  • Düzenli kullandığınız ilaçlar
  • İlaç veya gıda alerjileriniz
  • Daha önce geçirdiğiniz ameliyatlar
  • Ailenizde kalıtsal veya önemli genetik hastalık öyküsü
  • Sigara, alkol veya madde kullanımı
  • Daha önce yapılan kan transfüzyonları veya geçirdiğiniz önemli enfeksiyon hastalıkları

Varsa daha önce yaptırdığınız kan tahlillerini, ultrason raporlarını ve düzenli kullandığınız ilaçların listesini muayeneye getirmeniz değerlendirmeyi kolaylaştırabilir.

Muayene öncesinde aklınıza takılan soruları not almanız, görüşme sırasında merak ettiğiniz konuları unutmamanıza yardımcı olabilir.

İsterseniz eşinizin veya size destek olan bir yakınınızın da muayeneye katılması, verilen bilgilerin daha iyi hatırlanmasına ve aklınızdaki soruların birlikte değerlendirilmesine katkı sağlayabilir.

Bu bilgilerin eksiksiz paylaşılması, gebeliğiniz için en uygun takip planının oluşturulmasına yardımcı olur.

Kaynaklar

  1. World Health Organization. WHO recommendations on antenatal care for a positive pregnancy experience. Geneva: World Health Organization; 2016.
  2. National Institute for Health and Care Excellence (NICE). Antenatal care. NICE Guideline NG201. London: NICE; 2021. Updated 2024.
  3. American College of Obstetricians and Gynecologists. Routine Tests During Pregnancy. Washington (DC): American College of Obstetricians and Gynecologists; 2024.
  4. American College of Obstetricians and Gynecologists. Prenatal Diagnostic Testing for Genetic Disorders. Practice Bulletin No. 226. Obstet Gynecol. 2020;136(4):e48-e69.
  5. American College of Obstetricians and Gynecologists. Anemia in Pregnancy. Practice Bulletin No. 233. Obstet Gynecol. 2021;138(2):e55-e64.
  6. American College of Obstetricians and Gynecologists. Management of Alloimmunization During Pregnancy. Practice Bulletin No. 192. Obstet Gynecol. 2018;131(3):e82-e90.
  7. American Diabetes Association Professional Practice Committee. 2. Classification and Diagnosis of Diabetes: Standards of Care in Diabetes—2026. Diabetes Care. 2026;49(Suppl 1):S25-S44.
  8. Alexander EK, Pearce EN, Brent GA, Brown RS, Chen H, Dosiou C, et al. 2017 Guidelines of the American Thyroid Association for the Diagnosis and Management of Thyroid Disease During Pregnancy and the Postpartum. Thyroid. 2017;27(3):315-389.
  9. Centers for Disease Control and Prevention. Sexually Transmitted Infections Treatment Guidelines, 2021. MMWR Recomm Rep. 2021;70(No. RR-4):1-187.
  10. American College of Obstetricians and Gynecologists. Viral Hepatitis in Pregnancy. Practice Bulletin No. 86. Obstet Gynecol. Reaffirmed 2023.
  11. Centers for Disease Control and Prevention. Rubella. In: Epidemiology and Prevention of Vaccine-Preventable Diseases (Pink Book). 14th ed. Atlanta (GA): CDC; 2021.
  12. Centers for Disease Control and Prevention. Cytomegalovirus (CMV) and Congenital CMV Infection. Atlanta (GA): CDC; 2024.
  13. Centers for Disease Control and Prevention. Clinical Overview of Toxoplasmosis. Atlanta (GA): CDC; 2024.
  14. International Federation of Gynecology and Obstetrics (FIGO). FIGO good clinical practice advice: Screening and diagnosis of gestational diabetes mellitus. Int J Gynaecol Obstet. 2023;162(Suppl 1):3-20.
  15. T.C. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü. Doğum Öncesi Bakım Yönetim Rehberi. Ankara: T.C. Sağlık Bakanlığı; 2024.

  • Tweet

About Prof. Dr. Servet HACIVELİOĞLU

What you can read next

Hafta Hafta Gebelik Gelişimi
Gebelik Muayeneleri 2: Rutin Gebelik İzlemi ve Tetkikler
Gebelikte Kilo Alımı

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Ana Sayfa
  • Hakkımda
  • Galeri
  • Makaleler
  • İletişim:
  • Randevu Hattı: +90 (543) 122 17 17
  • E-posta: shklinik17@gmail.com
  • Adres: Hamidiye Mahallesi Rauf Denktaş Caddesi No: 14/D Blok D: 3 Merkez/Çanakkale

Web Tasarım Designed by | Prof. Dr. Servet HACIVELİOĞLU

TOP